AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Brastik'li Aziz Ağa Efsanesi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mesut



Mesaj Sayısı : 51
Kayıt tarihi : 31/07/10

MesajKonu: Brastik'li Aziz Ağa Efsanesi    Salı Ağus. 03, 2010 8:05 pm

EFSANE KAHRAMAN AZİZ AĞA
1885-1920

Teşkilat-ı Mahsusa’nın Kemah-Brastik’li yılmaz bir ferdi. Aman diletmeyen bir Kahraman, mangal gibi yüreği olan bir Kartal. Ülkesini parçalamak veya parçalatmak isteyenlere karşı savaşan bir silahşör. Köyü uğruna, memleket uğruna canını vermiş, yaptığı görevlerden gocunmayan ve imtina etmeyen şerefli bir yiğit. Sineği gözünden vuracak kadar nişancı, hiç bir şeyden korkmayacak kadar cesur. Fikirle, konuşmayla, anlaşmayla ikna olmayanların ensesinde biten bıçkın bir delikanlı. Gerekirse mete zoru, gerekirse silah diyen bir yiğit insan. Eski Türk töresinin At, Avrat, Silah Felsefesini benimsemiştir.
1885’de Erzincan-Kemah Munzur Dağlarının eteklerindeki Brastik köyünde Ataları Dersim’den gelen en asil, cesur, inatçı ve misafirperver kabilesi olan Gülabioğullarından Değirmenci Halil Ağa ve Fedakar eşi (Kemah’lıların Çay Sevgisi Öyküsü’nün Hanım Ağası) Hanım Ağa’nın oğlu olarak dünyaya gelen Aziz Ağa çocukken çok girişken ve yırtıcı tuttuğunu koparan her şeyini ailesi kabilesi ve köylüsüne adayan bir kişiliğiyle bütün köylüsünün dikkatini çekmiştir. Çocukken Babası Değirmenci Halil ağa kendisini Erzincan-Kemah yöresinin ünlü bir Âlimi Mehmet Şerif Efendi’ye göstermiş Alim babası Halil Ağa’ya şöyle demiş; Değirmenci Halil Ağa senin oğlun Aziz Ağa’nın göğsünde üç tane azrail tüyü vardır. Çok cesur biriymiş. Büyüyünce de Ailesi,köyü ve memleketi için hiç bir şeyden kaçınmayan Aziz Ağa artık Delikanlılık çağına gelmiştir babası Halil Ağa’nın Değirmeninde çalışmaktadır.
1900’larda Brastik köyünde bir olay yaşanır Aziz Ağa’nın Kabilesi (Halil Ağalar) ile kendileri gibi köyün köklü kabilelerinden olan Kerezoğulları ile aralarında husumet çıkar Olayın sebebi şudur; Değirmenci Halil Ağa oğlu Aziz Ağa ile beraber hapise düşerler.Kerezoğlu Hüseyin Ağa ve adamları Halil Ağa’ların Değirmenine gelir orda çalışanlara hakaret eder.Ve Gün gelir Halil Ağa ve oğlu Aziz Ağa hapisten çıkarlar. Aziz Ağa babasına şöyle der;

"Baba sen git Değirmenimizin başına ailemizin ve köylümüzün sana ihtiyacı var, bu işi sen bana bırak."

O zamanlar 18’li yaşlarda olan Aziz Ağa Kerezoğlu Hüseyini delik deşik ederek öldürür. Sonra Kerezoğulları kabilesi köyü terk ederler. Bu olay Aziz Ağa’nın ilk Büyük olayıdır.
Erzincan’da o dönemlerde Erzincan Hürrempaşa Palangası köyünde oturan yedi köye hükmeden ve insanlara çok eziyet çektiren zalim İbiş Ağayı Palangada vurmuş bu türkülere konu olmuş buna bir türkü yapılmıştır (Erzincan’da Bir Kuş Var Türküsü). 1916’da Rus ve Ermeni Çeteleri Karakin Pastırmacıyan (Armen Garo) liderliğinde Kafkasya’yı ve Erzurum’u işgal edince bütün Erzurum heyeti kaçıp komşu Erzincan’a sığınmışlardı. Koskoca Cihan’a Hükmeden Osmanlı İmparatorluğu Karakin Pastırmacıyan’la baş edemiyordu Erzurum’a hiç bir güç girmeye cesaret edemiyordu.Doğunun sınırtaşı işgal edilmiş nerdeyse ülke düşmek üzereydi. Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucularından ve siyasi bölüm şefi Dr.Bahattin Şakir Brastik’li Aziz Ağa’nın namını duymuştu biliyordu ki Aziz Ağa verilen bu görevi layıkıyla yapacaktı. Dr.Bahattin Şakir’in Aziz Ağa’ya verdiği görev şuydu:1200 kadar Rus ve Ermeni çetelerinden oluşan kuvvetle Erzurum’u işgal eden Rus, ermeni ve don kazaklarından oluşan elliye yakın özel korumaları bulunan çok iyi korunan (Teşkilat-ı Mahsusa’nın büyük fedaisi ve silahşörü Yakup Cemil’in bile vurmaya gözü kesmediği) "Armen Garo" (Ermeni Kahramanı) lakaplı Karakin Pastırmacıyanı vurmaktı. Ruslar tarafından büyük destek gören Pastırmacıyan liderliğindeki çeteler ordumuza büyük kayıplar verdirmekteydiler. Bir zamanlar Meclis-i Mebusan’da mebusluk yapan, insan hakları, demokrasi, adem-i merkeziyet ve insan hakları Şövalyesi Karakin Pastırmacıyan tarafından örgütlenen ve Rusya’nın desteğini arkasına alan Ermeni çeteleri ordumuza kayıplar verdiremekle kalmıyor,eli silah tutan gençleri cepheye koşan köylere saldırıyor, kadın, yaşlı, çocuk demeden masumların kanına giriyor, genç kızlara tecavüz ediyorlardı. Bu duruma birileri dur demek zorundaydı. Dr Bahattin Şakir’in gözünde bu işi yapabilecek ender yiğitlerden biri de Brastik’li Aziz Ağa idi. Aziz Ağa bir taraftan Vatan için canım feda derken bir yandanda son hazırlıklarını yapıyordu. Erzincan Mutasarrıfı Eşref Bey’in verdiği atı kabul etmeyerek kendi köyünde yetiştirdiği Kıratınla gitmeyi tercih etti. İşte ülkesinin bu en zor döneminde Devlet büyüklerinden aldığı talimatla Kemah’ın Brastik köyünden o canyoldaşım dediği Kırat’ına binerek o zor şartlarda tek başına Erzurum’a (Dadaşlar Diyarına) gidip yaklaşık elli kadar Rus, Ermenilerden oluşan korumalarının içinde büyük bir cesaret ve soğukkanlılıkla Karakin Pastırmacıyanı tek kurşunla vurmuş ve o ateş çemberinde Yüce Allahın bir mucizesi ile Kıratının sayesinde kurtulmuştur. (Atalarımız boşuna dememiş At, Avrat, Silah.) Çok kan akmıştı ama ülkemiz Anadolu’nun bağrından çıkan "Efsane Kahraman Aziz Ağa" sayesinde düşmana teslim olmuyordu. Bir kez daha bütün dünya gördü ki Anadolu halkı en kötü gününde bile bir kahraman sayesinde düşmana boyun eğmiyordu.Yıllar Sonra Erzurumlu Hasip Efendi Bu Olayı Şöyle Anlatacaktı;

"Karakin Pastırmacıyan Liderliğindeki Rus Askerlerinden ve Ermeni Çetelerinden oluşan düşman, erkekleri,çocukları ve ihtiyar kadınları öldürerek,genç kızların ırzına geçerek, bunlardan bazılarını içine kapattıkları evlerle birlikte yakarak, hamile kadınların karnını kılıç darbeleriyle yararak şehrimize doğru ilerliyordu. Sayıları 500’ü bulan kurbanlar düşmanın önünden kaçmaya çalışıyordu. Fakat, perişan halde hızlı yürüyemedikleri için düşman onlara yetişti ve acımadan bu canavarlık ve vahşeti icra etti.Bu kurbanlara ait eşya ve canlı hayvan ne varsa Rus-Ermeniler tarafından alınıp götürüldü. Erzurum kavak mahallesinde tam bir vahşet yaşanıyordu Erzurum düşmüştü.Bir gün akşama doğru Karakin Pastırmacıyan’ın konakladığı Karargah’ın önünden Bir Kıratlı hızla uzaklaşıyordu. Tepeden bakınca Kıratın üzerinde sanki kimse yokmuş gibi görünüyordu peşinde Rus ve Ermeni kuvvetleri yaylım ateşi açıyorlardı. Kırat bir müddet sonra düşman kuvvetlerinden uzaklaştı Kıratın üzerindeki kişi kendisini doğrultarak tekrar Kıratına bindi ve yoluna devam ederek kayboldu. Sonra Karakin Pastırmacıyanın öldürüldüğünü duyduk düşman çekildi erzurum kurtulmuştu. Sonra Valimiz Tahsin Bey bu Kıratlının Brastikli Aziz Ağa olduğunu söyledi".

Civara Hakim bir Tepede bulunduğum için bu zulüm ve cinayetlerin görgü şahidi oldum. Amerika’da yayınlanan Asparez Gazetesi Haberi Manşetten şöyle veriyordu;

"Karakin Pastırmacıyan öldürüldü böylece Büyük Ermenistan rüyası bitti. Anadolu hızla Türkleşiyor".

Bu olaydan kısa bir süre sonra Pastırmacıyanın adamları Aziz Ağa’yı vurmaları için bir Trabzonlu bir tetikçi tutarlar bu tetikçi Erzincana gelir bir Hana yerleşir oradakilerden Aziz Ağa’yı sorar,. adamlar Aziz Ağa’nın eşgalini verirler. Brastikden Garniye sürekli gidip geldiğini söylerler bu tetikçi Brastik Köyünün karşısına Kızılyazı denen yere gelir Aziz Ağa’yı Brastikden Garni’ye sürekli gidip gelirken görür ve bir gün Garni çayında Kızılyazı denen yerde Aziz Ağanın kömü’nün yakınlarında karşılaşırlar Aziz Ağa’ya Aziz Ağa senmisin diye sorar Aziz Ağa tedbirlidir eli silahında bakarki tipinden bu yörenin adamı değildir evet Aziz Ağa benim der demez tetikçi silahınla bir el ateş eder Aziz Ağa atın altına süzülür bu adama ateş eder tek kurşunla bu adamıda öldürür. Tıpkı Pastırmacıyanı tek kurşunla vurduğu gibi tetikçiyide tek kurşunla vurur. Bütün ülke ve Kafkasya Aziz Ağa’yı tanımıştı. Yıllar sonra Karadeniz taraflarından bir kişi Erzincana sığınır kimse yardım etmeye cesaret edemez. Erzincandakiler der git Brastikli Aziz Ağa’ya senin sorununu ondan başkası çözemez adam köye gelir Aziz Ağa adama yardım eder ve köyde kendisine köyün üst tarafında bir tarla verir adam Brastik’de yaşamaya başlar Brastikliler bu adamın tarlasının kenarından geçerken"Lazın Tarlası"derler. Tam yedi köye Hükmeden Aziz Ağa Ülkesini bölünmekten kurtarıp işte bugün içinde yaşadığımız Kemal ****** tarafından kurulan Çağdaş, modern laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması aşamasındaki ******’e göre en büyük tehlikeyi ülkemiz Aziz Ağa sayesinde atlatmıştır. Dönemin Dadaşlar Diyarı Erzurum Valisi Tahsin Bey (******’ün çocukluk arkadaşıdır Makedonya’da Kaymakamlık ve Mutasarrıflık yapmıştır. Hatta Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanmış olan"Makedonya’da Eşikiyalık Tarihi ve Son Osmanlı Yönetimi" adıyla değerli bir kitabı vardır. 1934 yılında ****** kendisine "Uzer" soyadını vermiştir). Bir anısında şöyle der:

"Dünya Tarihinde yer yüzüne gelmiş geçmiş en büyük Devlet Adamı Kemal Paşa(******)dır. Dünya Tarihinde yer yüzüne gelmiş geçmiş en büyük Halk Kahramanı Aziz Ağa (Sevindik)'dır".

Aziz Ağa hayatı boyunca hep kendi bildiği doğruda hareket etti. Vali’ye, Mutasarrıfa, Ordu Kumandanına karşı sözünü esirgemeyen Türk Halk Kahramanlarının Bir Numaralı Aktörü Türkiye Cumhuriyetinin çok şey borçlu olduğu Aziz Ağa Erzurum, Erzincan Kemah ve Brastik köyünde bütün halkın gözünde yiğitliğin ve Kahramanlığın simgesi ve sembolü olduğu gibi yaşlısından gencine çok sayıda insan Aziz adını taşıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Brastik'li Aziz Ağa Efsanesi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bahçeden Bardağa

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sanat ve Kültür :: Tarih :: Tarihi Olaylar-
Buraya geçin: